edinboroo

* Trenle Paris'e giderken yanimdaki adamin yaptigi çizimlere bakip meslegini bulmaya çalismaktan boynumun tutulmasi
* Valizimin agirligi 1 kg fazla geldigi için ödedigim 13 € + bedava beddualar. 
* Sirt çantami elimdeki kuçuk valize koymami isteyen sarisin kaltak + orta yerde valizimi açip 3 tane kazak 2 tane ceket üst üste giymem. 
* Sonunda uçaga binmem ve yanimdaki iki kizin konusmalarini anlamaya çalismam ==> bi bok anlayamamam. 
* Kulagimin acimasiyla birlikte uçagin edinboroya inmesi
* Elimde iki valiz sirtimda çanta otobüse binip sehir merkezine varmam...

Sonrasi çok karisik. Bakiniyorum etrafa. Hani  bunlar etek giyiyordu, nerde etek giyen Brad'ler, Jonathan'lar, Martin'ler ? Sonra bi tane amcanin kirmizi etegiyle bi çalgi aletini öttürdügünü görüp "oh yeah i'm in scotland" diyorum. Sonra otobüsümû bulmak için ayni caddeden 3 defa geçiyorum. Evet çunku iki tane bus degistirmem lazim eve gitmek için. Sonunda kendimi otobusun içinde buluyorum. 
Telefondaki GPS'e bakiyorum, valizin birini tutmaya çalisiyorum, (diger valizi adamin biri tutuyor saolsun), kucagimdan çanta kayip gidiyor, gözlerim agirlasiyor "keske dün gece uyku hapi atip uyusaydim" diyorum. Yanlislikla bi durak önce iniyorum. Sag kolum kopucak, valiz çok agir. Sonunda eve variyorum zili çaliyorum vee Monica kollarini açmis beni bekliyor. "I am deaaad" diyorum, içeri atiliyorum. Yukari odama çikiyorum. Ve aklima kendi apartman dairemde lüks bi hayat yasadigim Almanya geliyor... "Attan inip essege biniyorum lan resmen" diye iç geçiriyorum. Ve bu eve, euh. pardon odaya tam 550  € veriyorum her ay. Ha pardon her ay degil, her 4 hafta. 
Böhühü. 
Simdi ancak yerlesebildim. 
Yandaki odayi Polonyali adini henüz aklimda tutamadigim bi çocuk almis. Ayni banyoyu kullaniyoruz "öyk". Cocuk arkeoloji okuyorum dedi.
- kaçinci senendesin ?
- bu aslinda bir senelik bi bölüm (bla bla bla = anlamadigim yerler) 
- hmm good. (içimden : banyoda kil görmïyim parçalarim, hem yûksek sesle müzikte dinleme, çok ortalarda dolanma, gözüm görmesin) BAY. 

Yazik az önce koridorda görünce bi hiz odasina kosup bana nasil otobus karti almam gerektigine dair brosür verdi. "Hele lenn hadi gözüme girdin".
Neyseki bugün üniversiteye gidip student card zimbirtisini alip, bi kosu sehir merkezine gidip otobus karti aldim. 
Bu hafta sonum otobüste ve tramwayda sehirde dolasmakla geçicek sanirim.
Ve nerde türkçe konusan, türke benzeyen birini görürsem laf atacagim. yalnizim dostlarim yalnizim yalniz. DII DIII DIIIIT DIII DIIIT Lanet olsun bu hayat. 
Geçen seneki sinifimdan bi kiz burdaymis. Ayni sinifta olucaz. Kiza mesaj atmistim 50 saat sonra cvp verdi ve bu aksamki partiye gidip gitmicegimi sordu. 
Ne partisi hönk. Haberim bile yok. 

Ya off partili martili ortam istemiyorum yaa, böyle hintli bi ev kizi bulsam bana tane tane ingilizce konussa, çay içsek, dogum haritama felan baksa... Yaaa nolur dua edelim haydin.