8 agustos 2014

Dün Burçin abla geldi. Napicaz ne konusucaz derken, konu konuyu açti. Vay be dedim. Konusabiliyormusum meger. Ondan önce de iki cocuklu karsi komsumuz oturmaya geldi. Ciyaklayan bi kiz çocugu var. Bi de kivanç tatlitug’un didisinin didisinin çocuklugunu andiran bi oglan cocugu... Oturduk. Dedim kadin heralde gider. Bekledim. Baktim gitmio birbirimize bakisiyoruz, kahve yapim dedim. Yaptim getirdim. Ordan cocugu firladi bende istiom diye. Cocuklar kahve içmez dedim. Aslinda içer niye içmesin ? Sadece bidaha kahve pisirmeye üseniyordum. Ablamda yabanci gibi « meyve suyu yok mu » dedi. « yok tabi lan ne arasin ? ».
Neyse onu savdik savusturduk… ardindan kuzenler felan oturduk, sohbet muhabbet derken gece oldu. Teyzemler gittikleri dugunden geldiler. Gelin tezecik pirzola gibiymis. Kendime baktim,  yagli kavurmalik kusbasi na benzettim kendimi.
Zaten suratim kesekli tarla gibi ! heyt be.