almanya maceraminda sonuna yaklasmis bulunuyoruz. Evet. Son 20 gün, ondan sonra sevgili memleketim ve annemin sicak kollari diyelim. 
mutluyum. Burda iyi insanlar tanidim, çook fazla sey ögrendim. Insanlarin tanidigimiz gibi kalmadigini mesela. öyleymis.  
yaklasik bes dakikadir iki sira önümde solda oturan çocugun killi bacaklarina odaklandigimi farkettim. 
dün zeyneple, elimizde olmayan nedenlerden dolayi sizofreni belirtilerine baktik. 
"sacma sapan seylere dalip giderler" : BEN 
ama daldigimda boslukta degildim canim ! hayir ! 
Acaba onun bacaklarimi yoksa benimkiler mi daha killi diye kiyas pesindeydim. 
Herneyse. 

Kütüphanedeyim ve ders çalisasim yok. bazi sebeplerden dolayi evde bunalim geçirip duvarlari tirmikliyorum.
Saka saka.
Sadece slow, yalnizligimi yüzüme vuran sarkilar dinlerken, sümükle karisik bir gözyasi seli çenemden asagiya, daha yeni degistirdigim pijamamin üzerine akip gidiyorken, söyle söylüyorum : Kendin ettin kendin buldun, gül gibi sararip soldun kizzz zilli !! 

Heee.
Bu arada sevgili blogcagzim seneye Iskoçya ya gidiom bilion mu ? Iyice göçebe hayati yasar oldum eheiheh. 
Queen Margaret universitesinin feysbuk sayfasindaki 1200 tane üyenin arasindan tek bir türk bile bulamamis olmam bir sans mi ? Yoksa kaderin bana bir cilvesi mi ? Bu ne bok emmi ya ?
Ben ki yagmurlardan nefret eden insan..
Neyse iki uç tane çinli arkadas bulup, avrupa turuna çikarim artik. G*tlerinin üzerinde duramayan baska bi topluluk olmasa gerek..