titreyen dudaklar..

Yorgundu, yorgundu yorgundu... uyumak zaman kaybi gibi geliyordu. Kendini iyi hissetmedigi bi donemin içindeydi, saatlerce yazmak istiyordu, yazmak yazmak yazmak... hiç durmadan, karsidaki bos sayfanin sessizligine içini dökmek.. 
- merhaba beni cagirmayi unuttunuz.
- hayir kubra çagiracaktim.
-5'te çikiyorum ama, saat 16:50. 
-herneyse stajiniz içindi dimi ?
- (yok karnim agriyo benim ya, ötürük olmusum onun hakkinda konusmaya geldim. Töbe töbeeee) evet param hakkinda
- bidi bidi bidi bidi. 

patronun agzindan dökülen umutsuz kelimeler  sanki kubranin cenesine çarpiyordu. Titreyen dudaklarina ve cenesine engel olamiyordu. Agzi kurumustu.Yutkundu, nefes aldi olmadi. Evde yuzlerce kez aklindan geçirmisti bu konusmayi, çok güzel nedenler siralamasti. Hepsi aklindan uçtu gitti. "Titremesenee ulaan" diye geçiriyordu içinden ama bu sefer sesininde ayni ritimde titredigini farketti. Böyle anlarda bok gibi hissediyordu kendini. Yolun kenarinda kurumus bi bok parçasi. Hiç birseyi beceremeyecegini hissetti. Egildi ayakkabisinin bagciklariyla oynadi. Sacini elledi, gözlerini kirpistirdi. Dangalak bi sefin karsisinda bu hallere dusuyorsa ilerde nasil sirket yönetecekti..
Bu hayali pekistirmek için hiç birsey yapmiyordu.. 
Ilk 10 dakkalik dudak titresiminden sonra kendine geldi. Demek istedigi herseyi daha yumusak bi dilde anlatti. Hayalindeki karsisinda aslan gibi dimdik duran Kübra yok olmus, yerine yeni dogmus bi kedi gelmisti.. 

Bu arada sadece iki gün kalmisti.. Hersey için. Bitiyordu iste. 2 ay gelip geçmisti. Düsündü. 2 ayda neler olabilirdi ?
Yeni dogmus bi bebekle iki aylik bi bebek arasindaki farki düsündü. Bulamadi. Ayriligin ilk günüyle ikinci ayi arasindaki farki düsündü. Bulamadi.
Kendi hep aci çekmisti çünkü. Takildimi takiliyor, saçma sapan nedenlerle deger verdigi insanlari kiriyor ve kendinden uzaklastiriyordu..
Artik hiç birsey için ugrasmayacakti.
Bugünkü olanlardan bi kaç ders çikardi :
* ne kadar karsindakine ezik oldugunu hissettirirsen, o o kadar kendini gözünde büyütür.
* erkegin en akilli uslu durani bile bi kizdan yüz gördügü zaman astarini ister. 
* otobüste uyuma, arkadaslarindan birine yakalanabilirsin. 
* sakin süslenme, görmek istedigin kisiyle 100% karsilasiyorsun (denendi, onaylandi)
Uzerindeki negatif enerjiden kurtulamiyordu bir türlü. Kuçuk kuzeni Alya bile suratina bakip aglamisti bi kaç saat önce. Bebekler insanlarin auralarini görürler dedi yengesi.. Benimki batik bi halde heralde " diye geçirdi içinden.

Oglen 3 tane pain au chocolat yedi. Beslenmesinde de iyice saçmalamisti. Bugün is yerindeki beybi feysle çalisma saatleri çatisiyordu ve dün karsilasmak isteyipte karsilasmayinca, "heralde bi daha görmem " diyerek, suratindaki sivilcelerini göstere göstere yürümüs, kartonlari acmak için yere egilince küçük sari bi kütlenin kendine dogru yaklastigini hissetti. Bu oydu. Merhaba dedi. Yanagini uzatti.. Sonra döndü g*tünü gitti. Cehennemin dibine kadar yolu vardi. 
Herkesin cehenneme kadar yolu vardi. Kör insanlarin, egolari altinda ezilmis zavallilarin ve baskalarinin kuyusunu kazmakta olanlarin.
Umrunda degildi, olmucakti.
Yasanmicakti hayalini kurdugu seyler.
Bi bok olmuyodu iste. 
Hersey basa sariyordu.
Neyden bahsedion be ? dediginizi duyar gibiyim.
Keske açiklasam ve çözüme kavussa. 
Keske meymenetsiz kisileri hayatina çekip deger vermese.. 
Vermicek..
Artik yeni bi sayfa.
Almanya 'da..

Yazacak çok sey olucak.
Hele bi varalim..