nasil mi hissediyorum ?

Kebabçiya gittigimizde kizarmis patateslerin yanina konmus, kimsenin kullanmadigi, ufacik plastik çatal gibi hissediyorum kendimi. Ya da büyük bi sofrada, diger ihtisamli yemeklerden sira gelmedigi için kimsenin uzanmadigi, masada yer kaplamak için konulmus dünden arta kalan bi yemek.. Dolabin derinliklerinde tam çürümeye yüz tutmusken son anda yemege dönüstürülen bi sebze gibi.. 
Magazaya gidinceye kadar akilda duran, magazaya varinca alinmasi unutulan bi esyayim belkide.. Bekleme salonundaki masanin ustunde yillanmis bi dergiyim zaman geçsin diye hunharca sayfalari çevrilen..
Arada sirada "yeni yil" yada "kandil" mesaji aldigin, o hiç samimi olmadigin, rehberindeki fazlalik olan kisi benim...  
B*klar diyarinin b*ktan prensi yüzünden kendini kendi disinda herseymis gibi hisseden bi kizim iste.. Yaradanin yaratmaya layik gördügü, kullarinin sevmeye layik görmedigi. 

Bu dünya benim yerim degilmis yenilerde anladim..