indirimler, indirenler, süzülenler

depresyondayim, stres amcam.
Igrenç bir espriyle daha karsinizdayim. Az önce yani yaklasik 2 saat önce eve geldim. Az önce diyorum çünkü geldigimden beri bisi yapmadim. Hayir yapilcak çok sey var. Zaten yapilcak seyleri dusununce bi ayri yoruluyorum psikolojikmen. Psikoloji demisken, Carpe Diem 'e baslayali iki hafta oldu. Benim otobüs kitabim gibi bisey oldu. Okuyorum, anda kalayim, depresyona girmeyeyim diye ama olmuyor. Lan sabahin köründe otobüsün içinde iki kisi karanlikta bi yerlere gidiyoruz, nasil anda kalip mutlu olayim ? Burnum akiyor, ellerim üsüyor, eldivenlerim ve pecetem hep evde unutuluyor. Bende bi sayfa okuyup, yasliyorum kafami pencereye uyukluyorum. Hoooop, aklima Türkiye ve otobüs yolculuklari geliyor. Keyifleniyorum. Millet yakinir, ben bayiliyorum. Her zaman enteresan kisilerle karsilasilir çünkü... Sonra otobüsün döndûgünü hissediyorum gözlerimi açiyorum. Bakiyorum lise binamin ordayiz. Ah lise yillari ah. Millet gider siirler yazar, besteler yapar lise asklarina, bi bok yasayamadan geldi geçti sivilceli yillarim... 3 sene boyunca ayni yolu tepeledim hergûn, 2 saat otobüs yolculugu yaptim günde, artik otobüsle bütünlestim. Onu bunu geçelimde, indirimler yaklasiyor ve magazadaki herkes telase halinde.
Béatrice : Kübra yarin sabah benlesin, Régisle konusacam külotlara etiket basacaksin. 
Ben : -_- taam. 
Stéphanie : Kübra yarin sabah benlesin, Régisle (kendisi müdür galiba, daha ne is yaptigini, ne boka yaradigini anlamadim, sadece sabahlari mrb kubra nasilsin, çok uykusuz gorunuyorsun diyor) konustum, çocuk kiyafetlerine etiket basacaksin.
Ben; : -_- taam.
Regis : Kübra git reyonlari düzelt. 
Soyunma kabininde bekleyen adini hiç bi zaman hatirlayamadigim kari : Kübra burda dursana bi iki saat, yemek yiyip gelecem.
Ben: -_- taam aq taam. 

Delire yazdim bugün. Elbiselere etiket yapistirirken kullandigim nalet bi alet var, daha dogrusu kullanamadigim. Kirilmis. Sabrina denen erkek kilikli korkunç kadin bagiriyor "kimm kirdi bunuu" 
Lan kim kirsin neyneyelim senin aletini. Iki saat psikopat gibi bagirdi. 
Etiket çikartan makineyi bozdugum için bi yarim saat önce hemen benden bildi.
"Kübra senmi aldin aletimi ?"
Expectations :" Hee ben aldim gerizekali, napim senin çürük makinenle yürü git baslatma sanki cebinden ödüyor" 
Reality : Hayir ben yapmadim, görmedim, bilmiyorum. 


Sonra Stéphanie denen kadin basladi aglamaya. Cok bikmis, çok ustune gidiyorlarmis, yogunla isi varmis bilmemne. 

Yahu tüm bu manyakliklarin arasinda bu sabah güzel bisey yasandi aslinda.
Halbuki makyajlanip gitmistim, gene sabah beni görür görmez Regis "kübra ceset gibisin" demeye getirdi lafi. Ondan sonra iki uç kisiye daha mrb dedikten sonra, o sarisin beybi feys cocugu gördüm uzaktan, dedim geçen seferki gibi atlamayayim mrb dicem diye salak gibi, çocuk bidaha bana yanasmaz derken, kartonun birini piçakliyordum döndüm bir baktim sarisin bir surat bana dogru yanasmis öpülmeyi bekliyor. Merabalastik huhuuuuu. Su an liselik ergen kizlara tas cikartirim biliyorum. Az önce demedim mi ben lise zamanlarimi yasayamadim diye ? Al sana küçük staj aski. 

Ee motivasyon gerekli dimi biraz o is yerine sabahin körcagizinda gitmek için ? Bence gerekli. Adi neydi la bu çocugun ? Feysbukta geçmisini arastirayim. 

-ileri derecede saçmalamasyon-