Bu Pazar o pazar degil.

Musmula suratli bir pazar günüde bize merhaba dedi ve gitti. Evet çok mutluyuz. Zira hiç birsey yapmadik. Bu arada niye çogul konusuyorum onu anlamadim. Sizofren olma yolunda kuçuk adimlarimi buyuttum sanirim. Herneyse, evet saat 14 civari yataktan kendimi disari attim. 10 saattir içinde yuzdugum için kendisi çökmüs, dibe vurmus. Yatagin altina tokusturdugum esyalarim büzüsmüs. Ev göçmüs. Apartman yerle bir olmus. Sehir yok olmus. Varsin yok olsun. Sen nasilsa burda yoksun. Olsaydin o yatakta 10 saat göçük gibi yatarmiydim ? Pir pir olurdu yüregim, uyanirdim günesin isiklariyla yeni bir güne. Kapali durmazdi odanin kepenkleri. Ütüsüz olmazdi giysilerim, tirnaklarimi yemez, rujumu yanimdan eksik etmezdim. Belki daha saglikli düsünürdüm, oturur hedefler koyardik önümüze ne bilim..
Bunlar hepsi niçin oluyor biliyor musun ? 
Cünkü bu sabah (yani ögleden sonra 2) civari, oturmus Carpe Diem kitabini okuyamayaa koyulmus, anda kalmaya karar vermisken, arka fonda, bizim salonda annemin açmis oldugu dünyanin en arabesk radyosunda Ibrahim tatlises'ten "sürüneee sürünee ölebilirimmmm, Allah'in yarattigii bir kulum isteee" sarkisinda asili kaldim. Evet anda kalacaktim ve o an o sarki çaliyordu.Ardindan "neyin kafasiniii yasiyorsun seen ?" sarkisi çikti. Simdide ; 


Su sarkiyi dinliyorum. Wouwouuuuh baby, oh yeaahh ohh wohh. Adam askinda ölecek. Biz çikardigi seslerle dalga geçiyoruz. Neden ? Cunku hayatimizda askin "A"si yok. Olsa zaten niye oturup yazi yazayim. Gider onla konusurum böhühü. 
Hayatindan memnun ve mutlu biri niye bisiler yazsin ki. Mutsuzki yazarak mutlu oluyor, bisiler eksik ki onlari kapatmaya çalisiyor.

Ya onu bunu geçelimde ben oturup 3 börek yemicektim ya. Yakti midemi. Kolaa getirin, gegireyim bi güzel "börekleri sindiiriyorum heyooo" zannedeyim.