planlarin hayale dönüsmesi..

Bu yazki planimin en basinda Turkiye'ye gitmek geliyordu. Burda oturup g*t büyütecegime, Ispartada dag basinda sicakta yamismak.. Ama gidecegimiz belli degil maalesef.
Anneme telefonla hafif aglamakli konusmam bile bi ise yaramadi : 
"biletini alip gelirsen karismam, sen bilirsin"
"anne param kalmadi dogru duzgun yeaa"
" o zaman borç al, sor birilerine.." 

"anneaaaaa, ben bütün yazimi burda geçirmek istemiyorummm " 

Burda yasamak çok acayip ya.. Sanki bütün kis, sadece yazin gelmesini bekleyerek ve Türkiyeye gitmeyi umarak geçiriyormusuz gibi.. 
Sanki oraya gelmeyince, sene bosa geçmis gibi oluyor. Oturup düsünüyorum. Oraya neden gitmek istiyorum ? Vatan sevgisi, baba özlemi vs. 
Aslinda bi b*k yok. Bu senede büyük bi ihtimal ayagimi denize sokmadan, dalga seslerini duymadan, gülüp oynamadan geçiririm gidersem eger.. Hos burda kalirsamda ayni sey olacak ya.. Belki arada havuza gider, koca göbekli killi heriflerin suyun içine doktukleri killarindan yutup geri gelirim. Oyk. 
Burdada vardir gezip görülcek yerler.. Olmaz mi ?. Lakin amcamin, her Trye gitmedigimiz zamanlarda söyledigi o meshur cümleyi bu sene duyamadim " olsun canim bizde avrupayi dolaniriz, ispanya, almanyaa :)) ". 
hee canim hee. Dibimizde 2 saatlik okyanusa gidemiyoruz daha, bide Ispanya'yi turlayacakmisiz.. 
Su hayati ne zaman tadina vara vara yasiyacagiz acaba. En gezip tozmalik, enerjimin tavan yaptigi senelerim evde geçiyor. Neyleyim ben 40 yasindan sonra dünya turunu ? Coluk, çocuk, sorumluluk... 

Borç al diyen bi annem, Turkiye'ye nasil gelecegimi kendine sormayan bi babam var. Yehu. 
Ya o kadar gitmeye kendimi odakladim ki, yaza is ararken bile eyyatli aradim, umutsuzca. Ve bulamadim dolayisiyla.. 
Ha bi gunluk is buldum geçenlerde.. daha dogrusu Lea bulmus. Hemen atladim bende sazan gibi. 130 euro lan. Borumu bu. Efendim, kolejde almanca ögrenen cocuklarin derste dinleyecegi, içinde saçma salak diyaloglarin geçtigi bi kaset kaydi için.. Oh lala. Belkim first class yakisikli birileri denk gelir, yeni arkadasliklara yelken açarim, çevre yaparim diyordum ki, binanin dagda bayirda bi yerde oldugunu görünce ve kapiyi açamadigim için önünde kök saldigimdan, günümün umdugum gibi geçmeyecegini anlamistim zaten. Bi girdim, obez fransiz bi kadin, siska bi alman, beyaz saçli yaninda 3 oglu alman kadin.., bi tanede cadaloz kilikli kadin.. Gallili gullili bisiler konusuyorlar. Hallo felan bisiler dediler, benide alman sanip.. no no ich komme aus des Turkei gibisinden özneli fiilli bi cümle söyleyiverdim.. Snra kimse benle konusmadi zaten. Neyse  organizasyondan sorumlu kari, benim almancayi ana dilim gibi konusmadigimi ogrenince, yüzü gözü burustu. Diyaloglarda, çok az geçen, söyleyecek 3 cümlesi bulunan, "almanca ögrenen fransiz ogrenci Alexis'i canlandirdim. Kendisi erkek :( 
Onu geçtim "ich bin dreizehn" cumlesini tam 50 kere tekrarladim dogru telaffuz etmedigim için. Neymis efendim "ee"yi uzatacakmisim. Hay ben senin gibi dile. Nerden almanca ögrendim ya. Ben bi an önce eve gideyim diye, önce içinde benim oldugum diyaloglari kaydettik. Ogle vakti, kendimi kapi disari buldum. Ana yolda yurudum bisuru otobus geçmedigi için.. Sapik bi kamyon soforu beni alip daga bile kaçirabilirdi o an. Ama telefonda abim " otobus duragini bul, ben gelemem seni almaya " dedi.. 
O günü bi sekilde atlattim felan ama, hala parami bekliyorum. Yatirmadi pislikler. Beni almanca ana dilim oldugunu zannettikleri için ise kabul etmisler.. öyle dedilerdi, acaba ondanmi vermediler parami. 
Hay bendeki sansin.. 

Arayamamki ben smdi onlari parami verin diye.Pasif biriyim sonuçta... Hem Toplasam yarim saat konustum anca..