kurtlarimi dökememek..

Dün sünnet dügünü için ablam direksyon basinda, annem co-pilot ayse abla ve ben arkada zoran seren sigisarak yola çiktik. Uyudum, uyandim, fotograf çekindik, çisim geldi, söylene söylene dugun salonuna vardik sonunda.. Yuzumde iki kilo makyajla tipim ancak böyleydi. 



Tabikide yuzumde iki kilo makyaj yok! 
Neyse, dugun salonun varir varmaz, tanidigimiz tanimadigimiz herkesle kucaklasip, yerlerimizi aldik. Butun bi aksam, dugun salonunun dolmasini bekledim. Dolmadi.
Müzükçünün ankara havasi bisiler çalmasini bekledim. Calmadi. 
Derken, yemek saati geldi çatti.
Her masaya bir tabak pilav ustu kebab (?) giderken, ayse ablayla benim onume bi tabak daha geldi, ayi oldugumuz yuzume vuruluyormuscasina..



Icimdekii sees yumuuuuul diye bagirsada, anca uc tabak yiyebildim. Keske evden çikmadan bi tabak sarma yemeseydim.. Olsun pilavla birlikte kebab ihtiyacimi simdilik karsilamis oldum.. Tatile girdigimden beri içimden okul baslasada gidip kebab yesem diye geçiriyordum. Hos okul açik olmasada yiyebilirim yani... O zaman ben salakmiyim ? Niye okulun açilmasini bekliyorum anlamadim. 
Müzükçü diye arap bi DJyi çagiran zihniyete burdan tekrar selam olsun. Gallili gullili bisiler dinlerken ve kaderime razi olup piste çikmaya hazirlanirken birden cocugun biri gozume tosladi. Oha bu ayni ex-love a benziyo dedim. Kuzenimin "zevksizmissin haa.. " demesine aldirmadan, tüm gece o çocugu takip ettim. Yüzüme bile bakmadi ayi. Yemek yedi, ustune bide kahve içip defolup gitti.
Bu arada ben ex-love'u bir zamanlar essiz benzersiz bulurken, g*t kadar yerde ikinci sefer ona tipatip benzeyen birini buldum. Geçen sefer, ablamla magazaya elma ve ekmek almaya gitmisken, birden babasiyla alisveris sepetlerine müsli doldururken gördüm onu. Bende alisveris sepetimin arkasina saklanip, yarim saat boyunca cocugu takip ettim. Onüne çiktim, yanindan geçtim, arkasindan baktim.. Her türlü açidan izledim onu. Fark ettiyse kesin manyagin biri oldugumu dusunmustur.. Zaten bende kendisini ekmek reyonunda kaybettim, bidahada bulamadim. Oradan üzgün üzgün ayrildim. O olayin etkisinden kurtulmustum ki, bu aksamki onun diger bi ikiziyle karsilasma meselesi kendime sorular sormama sebep oldu. Eve gelir gelmez, en son ne zaman konusmusuz, kim en son ne yazmis diye baktim.  
Tabikide ben yazmisim. Cocuk Almanya'ya gezmeye gitmis, bende alakaya maydanoz gibi " ehhee nasil buldun buralari, en cok neyi hosuna gitti, bende almanyaya gitmeyi dusunuyorum eheh ihihi " diye baya bi yavsamisim. Sorulardan birine cevap alamayinca, atarlanip " cok mesgulsun galiba " yazmis, karsiligindada "kusura bakma cevaplamayi unutmusum" diye  en yabani dag ayisinin bile vermekten çekinecegi bi cevap almisim. O ne lan ? Orda essek kadar GORULDU yaziyo. Nasi cevap vermeyi unutursun. Kakam geldi, kapi çaldi, arkadas beni aradi felan de bari. Dag ayisi. 
Neyse zaten ondan sonrada konusmadik.
Zaten cocugun bi fransiz bide turk versyonu karsima çikmis ben daha neyin derdindeyim. Kader bana yedigim tepikleri hatirlatmaktan baska bisi yapmiyo zaten.
Gideyimde R. ile evleneyim.