havadisler

Cumartesi aksamindan beri bitkisel hayattayim. Hatta pazar günü tamamen bi bitkiye dönüstüm. Ne yata yata çökerttigim salondaki kanapeden kalkabildim ne de gözlerimi açabildim. Yanimda "kusarim" diye bulundurdugum mavi bi legen, bi kutu peçete, burun spreyi, laptobum ve sarj aletiyle bütünlestim. Kendime küçük bi dünya kurdum. 
Bu sabah inleye inleye uyandigim için e saatte oglene geldigi için okula gitmemis bulundum. " Yuh oglene kadar uyuyosun, ne biçim hastasin ?" dedigini duyar gibiyim.. Tamam oglene kadar yatakta debelenmis olabilirim lakin pazar sabah 6da ögürerek banyoya uçtugumdanda laf etmek istemiyorum.. Birak saçma rüyalarimda öglene kadr yamisiyim yatagimda..~ Evimizde çikan yangindan bizi kurtarmasi için kenan'in koynunda aglarken buldum kendimi, adam sanki itfaiye örgütü baskani (evet karadayi dizisinden etkilenmis olabilirim). Ve bi ara biri belimden beni kavramisti ki... ~ uyandim.  Kalkar kalkmaz elimi belime dayayinca, sanki su dolu bi tasa elimi batirmis gibi hissettim. Hayatta böyle terledigimi hatirlamiyorum. Genel olarak çok az terleyen biriyimdir zira. O an aklima uzerimde iki kazak, iki don, bi çift yün corap ve iki battaniyenin serili oldugu aklima geldi. Ve terledigime isyan etmedim..
Kalkar kalkmaz kendimi yorgun bitkin, hayattan bezmis hissederken, aile doktorumuz kapimizi çaldi. Koltukta biriktirdigim bi yigin sümüklü peçeteyi mutfaktaki çöpe atmak için hizla kosustururken adam içeri girdi. Kosarak mi çiktin o merdivenleri be adam ? Neyse tee nerelerden geldi canim dokturum. Lakin suratima  bakip bonjour demesiyle gözlerini fal tasi gibi açip " bu ne halin ? " demesine birazcik kirilmis olsamda ses etmedim.. Cunku o gelecek diye saçimi toplamis ve dislerimi firçalamistim. Ha bide kulagimdaki b*klari temizlemistim rezil olmiyim diye. Yani o gördügü halim, gayet bakimli bi halimdi. " iki gündür çok halsizim dün hele hiç yataktan kalkamadim, tansyonum felan dusuk galiba " demistimki, hain tansyon 12,6 çikti. Hayir madem 12,6 sin niye ben dinç degilim ve basim dönüyor ? Yine herzamanki gibi iki kutu doliprane, bi ise yaramayan suruptan yazdi gitti. Ve en önemlisi iki gün rapor verdi. Mersi diyip yolladim adami. Ve geçtim televizyonun karsisina. Seda sayan'in programindaki, kadin cinayetleri konusunu biraz dinledikten sonra, atladim esra ceyhan'la evlat edinme prosedürleri hakkinda bilgi sahibi olmaya.. daha sonra kanalin birinde rastladigim cuneyt arkin ve filiz akin'in oynadigi bi yesilcam klasigine baktim.. fonda "söyle buldunmuu aradigin aski söyle.. yoksa yalnizmisin sn yine.. benim gibi boynu bükük gözü yasli tek basina.. " sarkisi çalarken birazcik zirladim.. film iyi biticek diye umarken kötü bitti. Ve arada sirada, mutfaga gidip tenceredeki sarmadan atistirmak disinda pek bisi yapmadim... 
Bugün ögrendigim çok sey oldu aslinda :
Bu arada mektup arkadaslarima henuz mektuplarimi yazamadim :( affedin nölürr :(