gala gecesi..

sinifimda arkadassiz kalan bi kizin, seni arabamla gotururum lutfen benimle gel demesiyle basladi hersey.. Ok, geliyorum deyiverdim. Galaya gitmek için yüklü bi para ödemek zorunda kalsamda, aslinda gitme istegimi dahada korukledigini itiraf edebilirim. Lüks bi yerde yemek yemeyeli uzun zaman olmustu.. En son kebabçinin göt kadar dükkaninda koca ekmegi mideme indirmistim, ondan öncede bi dügün salonunde çerez araklamistim.. Zaten geri kalan zamanlarda, mutfaktaki turuncu naylon örtülü masada geçiriyordum yemek saatlerimi.. 
Neyse, sehre arabayla yarim saat uzaklikta bi yerde bulunan satoya gidilecekti. Senenin basinda beni diskoya davet eden diger kizlara bi kaç kez gelemeyecegimi soyleyip, benden umutlarini kesmelerini saglamistim. Içip içip sapitmak, eglence anlayisima uymuyor Allaha sükür.. Ama hadi be dedim, su galaya gideyim, bakalim niye adina "gala" demisler.. neyin galasi bu senenin ortasinda ? Anlamadim, bosverin. 


wuww internetten guzel bi fotografini buldum. 
Aksam dokuzda, anca yolu bulduk ve satomuza vardik. Varir varmaz, milletin niye haftalar öncesinden "ne giysem" telasina kapildiklarini anladim. Ne bileyim gala = podyum demek oldugunu. Kizlar abiyeler içinde, erkeklerin birinde bile kot pantalon yok, Mick hariç. Zaten onu normalden saymiyorum. Isin daha kötü tarafi, benden baska pantalon giymis bi tane bile kiz yok. hepsi bacak gösterme yarisina katilmis gibiydi.. Bi an kendimi amerikan filmlerinde sandim. Etrafta uzun boylu, takim elbiseden dolayi yakisikli olmayi basarmis erkekler, fiskos masalarindaki çerezlere yumulmus, içkilerini yudumlayan kizlar. Ha bide, etrafa bön bön bakan ben. Saçlarini inek yalamis garsonlarida unutmamak gerek.. 
Yemekleri onceden netten incelemis, ve içlerinde domuz olmadigindan emin olmustum. O rahatlikla tabagimdaki herseyi süpürdüm.. Yandaki tabaklarida süpürdüm. Bu fransizlar niye bisey yemiolar ya ? Asil soru:   ben niye bu kadar çok yiyorum ? Sorun duygusal açlik mi, yoksa açilmis midem mi ? 
Bosverelim. Bu konuya ilerde deginecegim zaten.. 



Görmemislik olmasin diye yanima fotograf makinesi almadim, almadigimada pisman oldum. Milletin elinde koca objektifli fotograf makineleri vardi, kimisi fotograf çantalariyla dolasiyodu.. Bense eskimis telefonumun pikselleriyle idare ettim.. 

Bu arada galaya saçlarimi bile taramadan, hafif makyajla ve pantalonla gitmis olsamda, tirnaklarimi es geçmedim.. 


Hayatimda hiç bu kadar güzel tirnaklara sahip olmamistim.. Ama yapiskan tirnaklara bidaha yaklasmayacagim ondan eminim.. Gece eve donunce, onlari çikaracam diye bi saat ugrastim. Bi ara parmagim koptu sandim, o derece aci çektim.  Asetonum dandik oldugundan, parmaklarimi ona batirmak istememistim. Parmagim erir diye korktum :( neyseki bi kaç yapistirici iziyle bu isten kurtuldum. 


yanimdaki iki kizin ayni hareketi yapmasiyla, kendimi psikolojik baskida hissedip onlari taklit ettim, evet hiç yapmadigim bi harekettir.. 


Sanki birazdan program sunacak bi spiker gibi durdugumu biliyorum. Yuzumun salata tabagi seklini aldiginida. Neden yaglar sadece yanaklarimda toplanmaya ugrasiyorlar ki ? 
Bu yuzden, her zaman ince yüzlü sisko kizlara gipte etmisimdir


Bu cocugu senenin basindan beri birine benzetiyordum, ama bulamamistim. Geçenlerde kime benzettigimi buldum. Bizim Halil Sezai bu yaa. Kesin o. Ayni saç. Ayni danasimsi ifade. Dimi ama? :D

Biraz yemeklere dönelim... 



Bu tatlidan once, acayip bi sosa bulanmis tavuk budu vardi ama aciktigimdan ve saat 11'e geldiginden fotograf cekmeyi dusunemeden yiyip bitirdim.. :) 
gece 12de anca tatlimizi bitirip, dans pistinde yerimizi aldik, ve hoplaya ziplaya dans ettik..
Bi kaç saat sonra, aldigim tum kalorileri yaktigimi dusununce oturup insanlari izlemeye basladim..
Cocugun biri çadiri kurmus, kizin birini içeri almak istiyordu, arkadasla bakakaldik resmen. Sevisti sevisecekler.. Onlar gözden kaybolunca birbirine acayip yakisan baska bi çifti izledik bi süre.. 
Her yer çift doluydu.
Sonra nesemizi kaybedip eve döndük.. 
Gala dedikleri buymus demek.