Depresyon dayim, stres amcam.

igrenç bi espriydi biliyorum.. Neyse diyecegim o ki, sanki bir haftadir biri gelip benim yasam enerjimi çalmis. Hesapladim tam 8 derse girmemisim 3 gündür.. Her sabah sanki enkaz altindan kalkiyorum o derece, üzerimdeki beton misali battaniyeden siyrilmak o kadar zor oluyor ki.. " Hadi bi bes dk daha" diyen bi yanim, "kizim gene okula geç kalcaksin tam sopaliksin" diye bi cevap aliyor diger yanimdan. Her sabah bi savas halindeyim ki, sormayin gitsin.. Dünya tatlisi o bes dakikalik uyku, kendini yarim saatlik bi horultuya birakiyor, ve kalkisim otobus duraginda sogukta dinelmem gereken saatle çakisiyor.. Aslinda iyice kötüye giden ruh halim ve midemi bosverirsek, hayatimda en fazla "çok güzelsin" mesaji aldigim bi hafta oldu. Noldu bilmiyorum. Dogum haritamda, jupiter onuncu eve mi tasindi ? Yoksa sönük yildizim aniden parladi mi ? Diyecegim su ki, ben su durumdan gayet memnunum. Mideme vuran depresyonum yuzunden, sevincim bi kaç dakika sürsede olsun.. daha beter olabilirdi.. 
okulu ihmal etmemden dolayi, annem benden umudunu kestiginin sinyallerini vermeye basladi. " sen simdiden birini bulda evinde otur " diyor. Ben kim, birini bulmak kim, evde göt büyütmek kim.. Bu aksam patlatamadigim bi legen misirdan dolayi, kiçimda annemin terlik izi olmasaydi, ve IKINCI kez denedigim muffinler kabarsaydi, ev hanimi olma fikrini gözden geçirebilirdim. Lakin benden ne bir ev kizi, hanimi, kedisi.. ne de önemli bi kisilik olur diyorum. Okulun biseye yaradigini düsünmüyorum, sadece sinavlarla cebelleserek zaman kaybettigimiz bi yer.. Kariyerime Jude gibi garsonluk yaparak, yada simdi söhrete kavusmus bisürü insan gibi kasiyerlik yaparak baslamak istiyordum ki, yolladigim onca Cv ve mektuplardan haber alamadim. Bi türlü çalismaya baslayamadim yahu. Bi baslasam gaza gelecem. Ve biliyorum ki, simdi çalismassam eger, Paris'e olmasada, bu yaz Tûrkiye'ye veda etmek zorunda kalacagim. Yasasin Fransa'nin berbat havasi. Bu yaz çoook eglenicemm çooook ;)