biri üstüme stilist atsin.

image




Bu aralar suratima kepçe yemis gibi hissediyorum. Hem kendimi güzel hissedip, hemde dünyanin en kiliksiz insani gibi, ayni anda akilli ve aptalda hissediyorum. En basit matematik problemlerini çözerken, bonjour dedigim otobüs söföründen "bonsoir" cevabi alinca, sabah geç kalkinca, herkesin yapacak bisey bulup benim bulamayisimda, üzerinde dana kadar "itiniz" yazan kapiyi kendime çekerek açmaya çalisinca,  ikinci döneme boktan bi giris yaptigimda, staj yeri daha bulamadigimda, sen bu bölümü bitirince ne olcan sorusuna cevap bulamadigimda...
Kendimi özel hissettigim nadir anlarda var elbette.. otobüs duragina ayak basisimla, otobüsün geçmesi.. yuzde 80 indirimli aldigim,kasadan geçerken yuzde 20 indirim daha yapilmasi halinde, bedavaya gelen bi don bi tisortü aldigimda.. Yuzde 80'e buldugum nadir elbiseler... Zaten donda olmuyor, zayiflayinca giyerim diyip astim dolaba, tisort desen böyle yesilli bisey, mutlu insan rengi o bi kerem, ben sevmem.. Bana alacaksaniz kahverengi, krem, siyah seyler alin. (Insan bilsede biseylerin gelmicegini, umut ediyor iste). 
Bu arada elbise demisken, okulun galasina annemgilin "dugunde giydigin mavi elbiseyi giysene" demeleriyle tepem atti. Kuzenimin dugunu, zübüsün nisani felan derken, her önemli davette ayni tarz takilan karilar gibi oldum. Demodeyim resmen. Biri üstüme stilist atsin.