[..]



Ne istediğini bilen insanlara hayranım. En çokta kararlı olmalarından ötürü. Hep bilmekteler bundan dolayı atılacak ilk adımları. Ben ise bunda zorlanmaktayım. Özel sorulara girilmedikçe bunda bende epey başarılıyım denebilir, ama ne zaman ki hislerim ve isteklerim soruluyor işte burada karar vermekte zorlanıyorum. Ya karar verdiğim karar yanlış olursa? Ya yanlış kararı vermiş ve başkalarını da bunun ardından süreklemişsem tüm sorumluluk bana binmişse, nasıl göğüslerim bu yanlış kararı herkes adına O kadar çok kavga ve anlaşmazlık söz konusu iken bu dünyada, dengeyi ben sağlayamam ki. Biri merkezde olmalı güneş gibi herkesin etrafında döndüğü, ya güneş yanlış yöne dönerse ve etrafındakilerde ona uyarsa? Biri doğru yolu göstermeli, ışıldamalı en ortada olmalı. O yüzden bir şeyler yapmalıyım. İçten içe genelde huzursuzum, çünkü bir şeyler düşündüğüm gibi gelişmeyebilir. En korktuğum ise hayatımı içinde ben olmadan yaşamak! Başkaları için ben otoriteyim, ama kendi hayatım için durum böyle değil. Çünkü içten içe parçalara ayrılabileceğimi bildiğimden kaçış yolunu seçiyorum ve kaçışta hep öne doğru oluyor bende. O zaman gururumu giyinip gücümü gösteriyorum. Her şey bir oyundan ibaret bir anda kaybedileceğim bir oyun Başkalarının beni hediye ve sevgi adına satın almayı istediğini görüyorum. Bana bir şeyler verip isteklerini yerine getirmemi bekliyorlar. Onları hem kaybetmek istemiyorum hem de bir yandan kendim olmak istiyorum. Hayır dediğimde oyun biter biliyorum. Bir kapıyı tam kapamak ya da tam sınırı koymak beni ürkütüyor...

[aynen ben]

Etiketler: